able ne demek?

able ne demek? able ne anlama geliyor, able türkçesi nedir, able diğer anlamları nedir, able nasıl okunuyor, able cümle içinde kullanılışı, able video örneği…

able ne demek

able ne anlama geliyor?

Okunuşu: eybıl
İngilizce anlamı: having sufficient power, skill, or resources to do something -- having the freedom or opportunity to do something -- having a quality or nature that makes something possible
Türkçe anlamı: yapabilen, gücü yeten, hünerli, yetenekli
Eş anlamlıları: adept, adequate, adroit, agile, alert, apt, bright, capable, competent, cunning, deft, dexterous, easy, effortless, endowed

able ingilizce cümle içinde kullanımı

  • And finally, leave as soon as you 're able.
    Son olarak mümkün olduğunca çabuk ayrılma.
  • It 's not like anybody 's less able.
    Birileri daha az yetenekli demek değildir.
  • Captain Dirgo, you 're an able pilot.
    Kaptan Dirgo, yetenekli bir pilotsunuz.
  • They 're not only handsome, but able and sensible too.
    Onlar sadece yakışıklı değil, ayrıca yetenekli ve akıllılarda.

able kelimesi geçen videolar

able to cope ne demek

able to cope ne anlama geliyor?

Okunuşu: eybıl tı kōp
Türkçe anlamı: baş edebilmek

able to cope ingilizce cümle içinde kullanımı

  • But gradually, these chunks of memory will come back when your brain feels able to cope..
    Fakat git gide hafızanın kapalı olan bölümleri beynin yaşadıklarının üstesinden geldiğinde yerine gelecektir.
  • We were not able to cope with it, the fatigue, the drowsiness.
    üstesinden gelemiyorduk.
  • Fortunately, I was able to cope with it
    Neyse ki, onunla baş edebildim
  • It 's what I think has made me able to cope with the madness.
    Bu benim delilikle başa çıkmamı sağladığını düşünüyorum.

able to cope kelimesi geçen videolar

able to cope ne demek

able to cope ne anlama geliyor?

Okunuşu: eybıl tı kōp
Türkçe anlamı: baş edebilmek

able to cope ingilizce cümle içinde kullanımı

  • But gradually, these chunks of memory will come back when your brain feels able to cope..
    Fakat git gide hafızanın kapalı olan bölümleri beynin yaşadıklarının üstesinden geldiğinde yerine gelecektir.
  • We were not able to cope with it, the fatigue, the drowsiness.
    üstesinden gelemiyorduk.
  • Fortunately, I was able to cope with it
    Neyse ki, onunla baş edebildim
  • It 's what I think has made me able to cope with the madness.
    Bu benim delilikle başa çıkmamı sağladığını düşünüyorum.

able to cope kelimesi geçen videolar